<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="0.92">
<channel>
	<title>koraytaylan</title>
	<link>http://blog.koraytaylan.com</link>
	<description>başka türlü bir şey benim istediğim...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Nov 2011 17:53:58 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	<!-- generator="WordPress/3.1.2" -->

	<item>
		<title></title>
		<description><![CDATA[ait olmadığı bi yerde ait olmadığı bi görevi üstlenmiş şu ağacı düşündüm. küçücük bi saksıya tıkıldığını, 3 misli ebatta olması gerekirken güdük, bakımsız bi otopark korkuluğu olduğunu ona anlatmanın ya da bunun farkına varmasını sağlamanın bi yolu olsaydı dedim. hayata böyle yeşil yapraklarla tutunamazdı eminim. yaşadığımız çevreyi algımız, olan biteni ne kadar karmaşık düzeyde yorumlayabildiğimizden [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/697/</link>
			</item>
	<item>
		<title>yol kazası</title>
		<description><![CDATA[her yolda kaza olabilir. her sessiz görünen sokak birden işlek bir caddeyle kesişebilir. zaten kaza dediğin birbirinden habersiz rotaların kesişmesiyle olur. aksi halde de adı ahmaklık olur. hızlı giden biri aniden yavaşlamıştır bazen, ya da hızlanması gereken farkında değildir, belki içlerinden biri acemidir, bilemezsin her şey olabilir. neticede kimse kaza yapmak istemez, kimse kazayı da [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/yol-kazasi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>beklemek</title>
		<description><![CDATA[herhangi bir şeye karşı içimde en ufak bir istek oluştuğu anda ve belki hatta daha bile önce, hayat illaki alıp henüz boyumun yetişmediği yüksekçe bir rafa kaldırıyor. ve payıma düşen beklemek. ama hep beklemek. çocukken çikolata yiyebilmek için önce boktan kerevize katlanmak zorundasındır ya; büyüdükçe çikolataya duyduğun heyecan giderek azalıyorken, ona bile ulaşmak için önüne [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/beklemek/</link>
			</item>
	<item>
		<title>iki şarkı yan yana</title>
		<description><![CDATA[yan yana iki kafeden izbe olanın bahçesinde ben oturuyorum. hava karanlık hem soğuk. üstümü ince giyinmişim yine. iki ayrı bahçeye asılı iki ayrı hoparlörden iki ayrı şarkı çalıyor. o gürültüde öyle iyi karışıyorlar ki sanki hiç bilinmedik bir dilde çok bildik bir şeyleri anlatıyorlar. karşı kaldırımdan adını unuttuğum eski bir tanıdık geçiyor ağır adım, tanımadığım [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/iki-sarki-yan-yana/</link>
			</item>
	<item>
		<title>anlamsız</title>
		<description><![CDATA[uyanınca anlamını yitireceğinden şimdi sarılmaya uğraştığın saçma fikirler hepsi. her seferinde geç kalmak ya da haklı sandığın sebeplerle erken ayrılmak gittiğin yerlerden. bıraktığın her şeyin bi çırpıda değişivermek için sanki gidişini gözetmesi. loş bi barda tanımadığın onca bedenden yayılan eski sevgililerin parfümleri. özlediğin kadar nefret ettiklerinle birleşip gürültüye karışmışlar. sen istediğin kadar aldırma. bakınca ardındaki [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/anlamsiz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>kanaatkar olmak ya da olmamak</title>
		<description><![CDATA[hayatta hiç kanaatkar olmasını beceremedim. tabiatım müsait değil aslında biliyorum. hep söylerim en çok korktuğum şey bi gün maçı kontrolüm altına aldığımda uzatmaları oynadığımı farketmek. ciddi anlamda ödüm kopuyor bundan. insan korktuğu ecelden gidermiş ya o hesap benim de lanetim budur belki. gerçi nasılsa bugüne kadar biten her oyunun sonunda hep başka türlü bir şeydi [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/kanaatkar-olmak-ya-da-olmamak/</link>
			</item>
	<item>
		<title>yorgundum</title>
		<description><![CDATA[kendimle kaldığımda sana laflar biriktiriyordum. söyleyemediğim yeni bir şey yoktu, eskilerini biledikçe sivriliyordu uçları. yuvarlandıkça ufalanan çakıl taşından hayallerim vardı, kırıntılı yanlarını bi araya toplayıp parlak kap kağıtlarına sarıyordum. özenle kıvırıp üçgen yapıyordum kenarlarını. ben kıvırdıkça köşelenen yerlerini bantlıyordum sıkı sıkı. sanki inanmasam da aksini ispat edemediğim bi şehir efsanesinin başrolünü oynuyordum ama yevmiyesinin derdindeki [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/yorgundum/</link>
			</item>
	<item>
		<title>kötü anılar ve sert çizgiler</title>
		<description><![CDATA[bu akşam diğer her iş gününde olduğu gibi saat 6&#8242;da bitti mesaim. çıkmayacak mısın diye sordu bi arkadaşım. evet dedim ama bi taraftan da çıkınca ne yapacaktım ki o geldi aklıma. eve giderim heralde diye düşündüm. ay sonu olmasından kelli pek param da yok zaten gezip tozucak dedim içimden. evde yapılacak işler vardı her zamanki [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/638/</link>
			</item>
	<item>
		<title></title>
		<description><![CDATA[huzursuzum bugünlerde. ne tadım var ne tuzum. bir şeyler yazmak normalde olduğundan daha fazla geliyor aklıma ama. sanırım bu iyi bi şey. ama sonra yine melankoliğim deyip cayıyorum bende kalıyor yazdıklarım. hep de tam uyuyacağıma yakın bir sürü düşünce akıyor kafamdan. kimisini pek beğeniyorum ama üşeniyorum kalkıp yazmaya. yazık ki sabahları çoktan unutmuş oluyorum. zaten [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/633/</link>
			</item>
	<item>
		<title>uçabiliyormuşum meğersem</title>
		<description><![CDATA[Dün sabah uykumdan masal iksiri serpilmiş gibi hafif ve huzurla uyandım. Rüyamda bi trende bi yerlere gidiyordum. Bilmediğim küçük kasabaların içinden, tarlaların arasından gidiyordu tren. Ya akşam vaktiydi ya hava kapalıydı. Nereye gittiğimi de bilmiyordum aslında ama çocuksu bi heyecanla varmayı bekliyordum. Mutluydum. Bi uçağım olsaydı daha hızlı giderdim diye düşündüm. Yolu bilmiyordum ama yukardan [...]]]></description>
		<link>http://blog.koraytaylan.com/ucabiliyormusum-megersem/</link>
			</item>
</channel>
</rss>

